İçi ve dışıyla insan varlığının resim sanatına
tükenmez kaynak oluşturduğundan bu yana, onun hem bir iletken hem de
dışavurum canlısı olarak üstlenegeldiği işlev, aynı zamanda resmin
taşıyıcılık görevidir. Sanatçı, ele aldığı model-insanla bu yönden
özdeşleşir. Modeli, kendisinin türdeşi olduğu gibi, kendisinin de
alternatifidir. Modelini anlamaya çalışırken, kendini de yaşayan canlı
bir varlık olarak yeniden keşfediyor olmanın heyecanını yaşar. Modeli,
kendi dışında, ama aynı zamanda kendi içindedir; onu tanımaya ve
anlamaya çalıştıkça kendi kimliğinin alternatif varlığını daha
derinden kavramış olmanın mutluluğunu yaşar. |
||
| İleri>> | ||
